top of page

Her İstediğini Yapan Çocuk Neden Daha Öfkeli?

Son yıllarda ebeveynlerden en sık duyduğumuz cümlelerden biri şu:

“Her istediğini yapıyoruz ama yine de çok öfkeli.”


Bu cümle ilk duyulduğunda şaşırtıcı geliyor. Çünkü çoğu anne-baba şunu düşünüyor: İhtiyaçları karşılanan çocuk mutlu olur. Oysa çocuk gelişiminde işler biraz daha farklı ilerliyor.


Çocuk için her isteğinin hemen gerçekleşmesi bir konfor alanı oluşturur. Fakat bu konfor alanı, onun duygusal kaslarının gelişmesini engelleyebilir. Beklemek, ertelemek, hayal kırıklığı yaşamak, “şimdi değil” cevabını duymak… Bunların hepsi çocuğun psikolojik dayanıklılığını inşa eden küçük ama çok kıymetli deneyimlerdir.


Her istediği yapılan çocuk, istemeden şu mesajı alır:

“Dünya senin hızında dönmeli.”


Gerçek hayat ise böyle değildir. Okulda öğretmeni onun istediği an söz hakkı vermeyebilir. Arkadaşı oyunu onun kurallarına göre oynamayabilir. Bir etkinlik hemen başlamayabilir. İşte o an çocuk ilk kez engellenmişlik duygusuyla karşılaşır. Ve bu duyguya hazırlıklı değildir.


Öfke çoğu zaman bir sonuçtur. Altında hayal kırıklığı, kontrol kaybı ve tolere edememe vardır.


Sınır koymak çocukta öfke oluşturmaz; aslında öfkeyi yönetebilme kapasitesini geliştirir. Çünkü sınır, çocuğa iki önemli mesaj verir:

1. Güvendesin.

2. Her duygu yaşanabilir ama her davranış kabul edilemez.


Çocuk sınırsız bırakıldığında özgür değil, yönsüz hisseder. Yetişkinin kararlı ama sakin duruşu, onun için bir pusuladır. “Hayır” cevabı, doğru şekilde verildiğinde sevgisizlik değil; rehberliktir.


Burada önemli olan nokta şudur: Sınır koyarken ilişkiyi koparmamak.


“Hayır, bugün bunu alamayız.”

“Şu an tablet zamanı değil.”

“Öfkelendiğini görüyorum ama vuramazsın.”


Bu cümleler çocuğu reddetmez. Davranışı sınırlar. Çocuk zamanla şunu öğrenir:

İsteklerim olabilir ama her isteğim gerçekleşmez.

Öfkelenebilirim ama zarar veremem.

Bekleyebilirim.


Duygusal dayanıklılık tam da burada başlar.


Unutmayalım; amacımız çocuklarımızı hayal kırıklığından korumak değil, hayal kırıklığıyla baş edebilecek güçte yetiştirmektir. Çünkü hayat onların karşısına bizden daha az esnek çıkacaktır.


Bazen “hayır” demek, uzun vadede verilebilecek en büyük “evet”tir.


Sena Ramazanoğlu

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Reggio Emillia Çevrelerinde Öğretmen ve Çocuğun Rolü

Reggio Emillia yaklaşımı, çocuğu merkeze alan, onun merakını, düşünme biçimini ve ifade yollarını önemseyen bir eğitim anlayışıdır. Bu yaklaşımda öğrenme; hazır bilgi aktarımıyla değil, çocukların çev

 
 
 

Yorumlar


bottom of page